BASE - Die Flatrate fürs Handy

 
Kaptan
Kaptan'dan yansımalar...

Okuma: 492   Oy: 18 Puan: 81
‘Baksana lan bana, neden tuttun sen beni?’ diyerek bir yumruk sallıyor. Bu sefer habersiz yakalanıyorum ve çenemde patlıyor attığı yumruk amcanın... Yumruğun yanı sıra oldukça ağır bir de küfür savuruyor bana.

~16.06.2008~

Kaptan
Kaptan'dan yansımalar...

Yazara Özel
  • Yazara e-Mail yollayınız...
  • Yazarın bütün yazılarını okuyunuz...
  • Yazı büyüklüğü  

    Enstantaneler...

    Dünyanın en güzel ülkesinde yaşayan bizler, nasıl olurda bu cennet vatanı kendimize benzetip iğrençleştirebiliriz?

    Bu ülkede her şey hayatı zorlaştırmak için var.
    Bizler o kadar bilinçsiz insanlarız ki, ne bizlerden, ne de yaptıklarımızdan hiç bir şey olmaz...
    Yani ne köy oluruz, ne de kasaba...

    Her yerimizi bir koku almış ki sormayın gitsin.
    Sıkıyorsa uyar, sıkıyorsa tenkit et, sıkıyorsa ‘öyle değil böyle’ de...
    Oylum oylum oyarlar valla.
    Bir araba dayak yiyerek gözünüzü hastanenin acilinde açarsınız...
    Kelimenin tam anlamı ile hayat şartları insanları psikopatlaştırmış durumda.

    Durun, en iyisi işi başından anlatayım da dinleyin efendim. Belki bana hak verirsiniz o zaman...

    *   *   *

    Arabamla yakıt almak için istasyona giriyorum...
    ‘Doldur’ diyorum...
    Ama aldığım cevaba bakın;
    ‘Yakıt yok efendim.’
    ‘Neden?’
    ‘Günübirlik zam geliyor, fiyatlar sabitleşene kadar yakıt yok’
    ‘Yahu istasyonda yakıt olmaz mı? Bu nasıl iş?’ diyerek bir sonraki istasyondan alıyorum yakıtımı...

    *   *   *

    Hastaneye gidiyorum, hasta ziyareti için.
    3 tane asansör var. Fakat ikisi servis dışı yazıyor. Biri de arızalı.
    Yaşlı, hasta ve sakat yüzlerce insan katları yürüyerek çıkmak zorunda kalıyor. İzdihamı bir görseniz içiniz acır...
    Görevliye ‘Neden bunlar çalışmıyor?’ diye sorduğumda aldığım cevap ilginç!
    ‘Ziyaret saatlerinde kapatıyoruz!...’
    Açık bir dille ifade etmek gerekirse;
    ‘Halka düşmanlık’ yani.
    ‘Biz kullanalım fakat bu koyun sürüsü halk faydalanmasın!’

    Hastanenin önündeki park yerine arabanızı koyamıyorsunuz mesela. '
    Neden diyorum kapıdaki zottiriğe...
    ‘Park yeri sadece doktorlar ve hemşireler için var.
    Halk dışarıdaki paralı otoparka park etmek zorunda!
    Çünkü orası hastanenin malı ve döner sermayeye ait. Para kazanıyoruz oradan...’
    ‘Yani halktan para kazanıyorsunuz fakat bir asansörü esirgiyorsunuz.
    Bu halk, sadece sağılması gereken inek, değil mi?’
    Arabama binip evime kadar küfür üzerine küfür ediyorum bu şerefsiz düzene ve yardakçılarına...

    *   *   *

    Bir başka gün mektup atmak için postaneye gidiyorum.
    Mektubu uzatıyorum... Görevli kadının konuşması aynen şöyle;
    ‘Bu mektubu başka yerden atın!’
    ‘Neden?’
    ‘Çünkü pul yok!’
    ‘Nasıl yaa?’
    ‘Bayağı ya! Pul yok pul! Türkçeniz yok mu beyefendi?’
    ‘Peki, bu pul denilen icadı nereden bulabilirim?’
    ‘Bilemiyorum, başka postaneye bakın!’
    ‘İyide 50 kuruşluk pul için, şimdi 5 liralık benzin mi yakayım?’
    ‘Hadi beyefendi hadi... Sıradaki!...’
    ‘Hay senin beyefendine emi!…’
    İyi bari, bende şu yandaki manava gidip pul sorayım. Büyük ihtimalli ondada meyve sebze yoktur, ama pul vardır belki!...’

    *   *   *

    Bankaya gidiyorum...
    Euro çekeceğim.. Öyle çok bir miktar değil!... 500 Euro!
    Diyalog şöyle;
    ‘Üzgünüm beyefendi parayı iki gün sonra çekebilirsiniz!’
    ‘Neden?’
    ‘Euro yok şu an...’
    ‘Ya koskoca çİŞ bankasının merkez şubesinde nasıl 500 Euro olmaz?’
    ‘Olmaz ise olmaz beyefendi, yapacak bir şey yok!’
    ‘İyi Allah versin bari, hadi eyvallah!’

    *   *   *

    Kasaba gidiyorum.
    Çiğköftelik et alacağım.
    Aradaki konuşma şöyle;
    ‘Çiğköftelik et verir misin?’
    ‘Tabi ne kadar olsun?’
    ‘Yarım kilo kadar.’
    Adam yarım yağlı eti makineye atmak üzereyken müdahale ediyorum...
    ‘Kardeş çiğköftelik dedim, ızgara köftelik demedim..’
    ‘Tamam abi, çiğköftelik işte.’
    ‘Ya kardeş neresi çiğköftelik bunun? Bari içine birazda kuyruk yağı at tam olsun. Biz de çiğköfteden vazgeçer, Adana yaparız.’
    ‘Abi tam siyah olursa fiyatı artar etin.’
    ‘Sana fiyatını mı sordum ben? Sen çiğköftelik et veriyor musun vermiyor musun? Bana onu söyle arkadaş!...’
    Veriyor...
    Normalin iki katı fiyat istiyor, gıcığına yapar gibi.
    Bende veriyorum.
    ‘Al gözüne sok bu parayı!!!’ der gibi bakarak tabi...

    *   *   *

    Trafiğe çıkıyorum...
    İnsanlar hayvanat bahçesinden kaçmış hayvanlar gibi son sürat birbirlerinin üzerine çıkarcasına kullanıyorlar arabalarını.
    Sanki her birinin holdingi, yetişmek zorunda oldukları ülkesel önem arz eden işleri var...
    Herkes potansiyel düşman birbirine trafikte!...
    Bir kargaşa ki sormayın.
    Polis yok, denetim yok. Halk başıboş bırakılmış.
    Durum böyle olunca da kimin kimi ne ettiği belirsiz durumda...
    Sanki devlet ‘yiyin ulan birbirinizi...’ demişte, millet uygulamakta...

    *   *   *

    SSK’ya da hizmet veren özel bir hastaneye gidiyorum.
    Muayene ücreti olarak 40 YTL istiyorlar kapıda.
    ‘Neden? Siz SSK’dan almıyor musunuz ücretlerinizi?’diye sorduğumda aldığım cevaba bakın hele!...
    ‘Evet, alıyoruz fakat bu aldığımız hastanemize katkı ücreti!’
    ‘Olur mu öyle dava?’ diyorum.
    ‘Hastalanma o zaman kardeşim’ diyor.
    ‘Yani hastalanırsan ‘severler’ mi demek istiyorsunuz?’
    Gülüyor genç çocuk...
    ‘Şerefsizler!’ diye mırıldanarak uzaklaşıyorum...

    *   *   *

    Bir yerde otururken iki bayanın konuşmasına kulak kabartıyorum...
    Biri diÄŸerine soruyor;
    ‘Hangi sağlık kurumuna bağlısınız?’
    ‘SKK!!!’ (Se-Koa-Koa)
    ‘SSK demek istediniz herhalde!’
    ‘Ağız alışkanlığı ne yaparsınız’ diyerek gülüyor pis pis...
    ‘Hay senin ağzına tüküreyim!!!’ diyorum bende sessizce...

    *   *   *

    Yine postanedeyim...
    Bir mektup atacağım.
    Ön sıralarda 55 yaşlarında iki kişi kavgaya tutuşuyor.
    ‘Yapmayın amcalar ayıptır!’ diyerek araya girip ayırmaya çalışıyorum.
    Ortalık yatıştıktan bir süre sonra kavga edenlerden biri yanıma yaklaşarak;
    ‘Baksana lan bana, neden terbiyesizlik ediyorsun? Neden beni tutuyorsun!’ diye üzerime yürüyor... Birde yumruk sallıyor aslan gibi.
    Hafif bir manevrayla sıyrılıyorum, attığı yumruktan amcanın.
    ‘Ben terbiyesizlik yapmadım, sadece sizi ayırdım. Fakat asıl terbiyesizliği şu an sen yapıyorsun. Bak eşinde yanında, attırma kafamın tasını git başımdan!’ diyorum.
    Çevredekiler tarafından amca yeniden arkadaki oturaklara, karısının yanına oturtturuluyor.
    5 dakika geçmiyor ki arkamdan yeniden yaklaşıyor bana.
    Haberim yok tabi ki...
    ‘Baksana lan bana, neden tuttun sen beni?’
    Kendince sert fakat bence oldukça yumuşak bir yumruk sallıyor.
    Bu sefer habersiz yakalanıyorum ve çenemde patlıyor attığı yumruk amcanın... Yumruğun yanı sıra oldukça ağır bir de küfür savuruyor bana.
    Tam hışımla karşılık verecekken, gözleri fal taşı gibi açık ve korkulu bir vaziyette bizi izleyen karısı ile göz göze geliyorum!
    Dermanım kırılıyor!
    Dişlerimi sıkıp ‘Sana yapma dedim!’ diyerek yakasını bırakıyorum.
    Fakat amcada kaşıntı var. Aynı küfürü ikinci kez sarf ediyor bana. Bu sefer ipler kopuyor ve amca karısının ayaklarının dibine boylu boyunca uzanıyor.
    Başta kendimden olmak üzere her şeyden nefret ederek uzaklaşıyorum oradan...

    *   *   *

    İnsanlar sürekli birbirlerini yiyip durmakta. Ne için?
    Sürekli menfaat ve çıkar ilişkileri ön safhada her nedense?
    İlk bakılan şeyler yüreklerden ziyade, kalçalar, kaslar, göğüsler vs...
    ‘Benimle evlenirsen seni mutlu ederim. 5 evim, 2 arabam, yatım, katım var’
    ‘Hmmm güzel, seninle evlenirim ben. Mutlu edeceğine eminim!’
    Buyurun bakalım!!!
    Örnek neden buradan? Çünkü toplumun en küçük fakat ana yapısı ailedir de bu yüzden...
    Ben dâhil hiç birimiz söylemlerimizin ardında duramamaktayız. Kim bilir belki de hayat şartları bunu gerektirmekte...

    İnsanlığımızı, karakterlerimizi, şahsiyetlerimizi, benliklerimizi, kişiliklerimizi ve en önemlisi bizleri biz yapan en önemli değerlerimizi kaybetmiş ya da kaybetmenin eşiğine gelmişiz...
    Öylesine büyük bir erozyon ile karşı karşıyayız ki Allah yardımcımız olsun demekten başka bir şey elden gelmemekte...

    3 günlük dünyada, kimi neden kırarız, neden incitiriz, neden yok etmeye uğraşırız bilinmez ama bir gerçek var ki sorguya çıktığımızda ne cevap vereceğimizi hiç düşünmemekteyiz...

    Kişinin en büyük mahkemesi vicdanıdır derler. Kesinlikle inanırım bu lafa ben.
    Fakat oldukça göreceli bir cümledir bu. Çünkü kişi, kapasitesi kadar yargılar. Kendi doğruları onun kendi çapınca oluşturduğu gerçeklerdir ki bunun vicdani hesaplaşmasından çıkacak sonuç büyük oranda aynı doğrultuda olacaktır...
    Toplumsal uzlaşı ve toplumsal psikoloji devleti yönetenlerin en önde gelen uğraşılarından olmak zorundadır.
    Aksi takdirde bir süre sonra işler içinden çıkılamaz bir hal alıp, kaos getirecektir...

    Bu aralar zaten oldukça bulanık olan zihnimde düşünceler sarıp giderken, okumakta olduğunuz bu zavallı yazı da uzadı gitti, farkındayım değerli dostlar.
    Fakat hafta uzun...
    Boş vaktiniz mutlaka olacaktır bu satırlar için...

    Laf yapıp torbayı oldukça doldursam da, özgül ağırlık cinsinden ne derece başarılı olabildim bilemiyorum şu an...

    İyi bir gözlemci olarak bildiğim tek bir şey var ki asla su götürmez...
    Hem devlet, hem toplum hem de bu toplumu oluşturan bireyler olarak (bizler farkında olamasak bile) uçurumun eşiğindeyiz...
    Toplumsal cinnet kapıda...

    Allah yardımcımız olsun efendim...


    ~ Kaptan ~ Kaptan'dan yansımalar...
    Bu Köşeyazısı 492 kez okunmuştur.

    İçeriğe puan ver

      Tavsiye Edilmez            Tavsiye Edilir  

     

    Sadece üyeler yorum yazabilir.

     



    Köşe yazılarına yazılan yorumları okumak için tıkla
    GeceKusu
    16.06.2008 12:07 | GeceKusu

    Cok güzel!
    Sevgili Kaptan,
    Yazını okurken bana yabancı olmayan konuları yazmış olmana şaşırmadım. Sadece yaşıyor olup bir nevi o Türk tiplemesinden benim gibi soğuyor olmana üzüldüm. Çünkü çok acı bir durum. Ne olursa olsun insanın milletinden soğuması. Sonra ise müthiş güldüm. Çünkü yaşlı amcanın eşi yanındaki durumu çok normal:

    Bir gün filin biri yolda yürüken aşadan bir ses yükselir “Leng olm baksana önüne ayı!�
    Fil şaşırır ve duraksayıp aşağıya bakar. Bir de ne görsün, minacık iki fare ve erkek olanı kendisine kafa tutmakta.
    Şunu bir çırpıda şey gibi ezeyim diye düşünsede acır ve gülümseyip yoluna devam eder. Aradan bir kaç hafta geçer ve fil tesadüfen kendisine kafa tutan fareyle teke tek karşılaşır. “Oooo fare bey� der fil, “Şimdi söyle bakalım neydi bakalım o havan�
    “Aman fil hazretleri..� diye başlar minik fare ve devam eder “Nolur anla beni.. Yanımda hatun vardı. Anla beni, erkekliğe bok sürmek yakışmazdı� der.

    Evet, sevgili Kaptan yaşlıda olsa, haksız da olsa o amcanın yanında hanımı vardı...

    Seni üzmek istemem ama sen Türkiye’ye alışana kadar senden daha çok buna benzer anıları okuyacağız

    Kal sağlıcakla : )

    KabileREISI
    16.06.2008 23:03 | KabileREISI

    REISCE
    Akınım tr ye hoşgeldinnnn...Eğer bu dediklerini aynen yaşadıysan diyeceğim tek bir söz var....Kısacası ne talihsiz adammışsın....Bizler alışığız ya böyle şeylere; sen yazınca hiçte acayibime gitmedi yaani..Hayatımızdan birer karedir postane muhabbeti,hastane muhabbeti,benzinci muhabbeti,kasap masap herneyse işte....Yazdıklarının tersi olsaydı;mesela,kasaba varınca kasap : buyurun beyefendi eti nasıl hangi kısımdan istersiniz!! mesela yani...Bankaya girince memur;buyurun beyfendi siz oturun bir kahve için biz işlemleri hazırlayıp sizi imza için çağıracagız!!! mesela yaniii....Trafiğe çıktığınızda araçlar trafik kurallarının dışına çıkmasa şöförler karşıdan karşıya geçen birini görünce yavaşlayıp dursa ve tebessüm ederek buyurun dercesine yol verse,hani meselaa dedik yaniii....Unutma kaptanım mesela diyorum hep dikkatini çekerim....Bir senin için kurulu düzenimizi değiştiremeyiz kardeşim...Git avrupana tekrar...
    Evet kaptanım bu son kısım işin esprili kısmıydı....Meselası bile güzel oldu….Bir an canlandırdım bu meselaları gözümün önünde….
    Kaptanım Dostum Adamım;
    Günlük hayatta karşılaşabilinecek bütün kurum ve kuruluşları yazmışsın…Hiç mi iyisi çıkmadı karşına,geriye ne kaldı ki? Bir yer var .. Allah gecinden versin..Musalla taşı… Sayın imam efendi ordada gömün A………….. demesin sonra…
    Sevgilerimi sunuyorum kaptanım…HOŞGELDİN VATANA………

    kardelen1
    17.06.2008 13:33 | kardelen1

    Selamlar
    Sevgili Kaptan, ben inanıyorum ve bekliyorum ki seni yakında özel bir jet ile geldiğin yere geri gönderecekler:) yahu geleli henüz kaç ay oldu memleketi alt üst ettin:) postaneden girdin, pastaneden çıktın. Bak demedi deme buralar alışık suskun insanlara. Bir gün f tipine atılırsan eğer görüş günlerinde sigara ve ferdi tayfur kaseti getirirz:)

    Şaka bir yana ne çok doğru her biri. Bu kadar olumsuzluk içerisinde bizler nasıl çocuklarımızı yetiştirip, hayatımızı idame ettireceğiz. Sustukça meydan bunlara kalıyor ve olan yine bizlere oluyor. Sussan bir türlü , konuşsan diğer türlü.
    Dediğin gibi toplumsal cinnet yakındır. Allah yardımcımız olsun!

    CAKAL
    18.06.2008 01:27 | CAKAL

    Deme yaa, ciddi misin?
    Nerden geldin bilmiyom ama, bence sen bir an önce geri dön geldiğin yere, burası böyle işine gelene!
    Gelmeyene GÜLE GÜLE...
    Birgün karşına 55 yaşında olmayan biri çıkar, ozaman tamponun yere değerse anlarsın bu ülkenin gerçeklerini...
    55 yaşında yanında bayan olan birini dövmüşsün helal sana iyi ki avrupa görmüşsün!
    Onu da gelip kaleme almışsın...
    Valla bak burası Türkiye, ne güzel yorumlar almışsın..!
    Bizde yağdanlık çok, sen her birini dövdükce daha çok primler alırsın.
    Ne de olsa avrupalısın!
    Senin şu dediğini bizden biri yapsaydı, idam fermanı hazırdı..!
    Ama sana öyle yorumlar yapılır mı, sen 55 yaşında bir TÜRK'ü tek vuruşta yere sermiş bir avrupalısın, ya da ne bilim zimbabwelisin!
    Dkkat et her kavgaya karışma!
    Her defasında 55 yaşında bir TÜRK çıkmaz karşına!
    BURASI TÜRKİYE YA SEVEREK YAŞA, YA DA GELDİĞİN YERE GİT, ORALARDA GÖNLÜNCE YAŞA
    Hatta adamı bir yumrukta sermişsin ya yere 55 yaşında 55 saniyede ya ya ya şa şa şa...

    SonDilek
    18.06.2008 16:40 | SonDilek

    Cennetin icin de Cehennemi yasamak bu olsa gerek!..
    Sevgili Kaptan,

    Burdan gidecegini soylediginde sana gipta etmistim. Gipta etmistim cunku, zoru basarmaya gidiyordun. Cunku, belki de dogdugun topraklarda, dolasirken, ``yabanci`` kimligini geride birakacaktin. Dag bayir gezerken, hic tanimadigin bir insanla sohbete koyulacaktin bir bardak cayin esliginde. Bunlar burda yasayan bir cogumuzun en buyuk ozlemleri. Senin bahsettigin konularla karsilasmamak icin veya basa cikamiyacagimizi dusundugumuz icin, hep erteleriz bu ozledigimiz gunleri...

    Izinden izine Turkiyemize gitsek de yasanilan olumsuzluklari gormemek icin surekli Polyanaciligi benimsemek gerekiyor. Kaldi ki bu bile yeterli degil, kucucuk bir sebepten dolayi bile hayatini kaybedebilirsin. Ondan sonra da hic kimse sorumlulugu kabul etmez ve ``ecel`` derler. Eminim ki sen de, bu ve buna benzer olaylarla karsilacagini tahmin ediyorduysan da, bu kadarini beklemiyordun...

    Yazik, cok yazik... Insanlar cehennemi cennete cevirebilmek icin elinden geleni yapacaklari yerde, cehenneme cevirmelerine bir anlam veremiyorum. En kucuk bir olayda dahi hemen parliyorlar. Cok mu zor saygiyla yaklasabilmek? Eninde sonunda hepimizin once musalla tasina, ordanda boyumuz kadar kara topraga gidecegimizi aklimizdan cikarmamak ve ona gore biraz daha hosgorulu davranabilmek cok mu zor?

    Sevgili Kaptan, boyle giderse ya psikolojin bozulacak, ya da ``ozgurlugun`` kisitlanacak... Sen en iyisi rotani buraya dogru cevir:)))

    Stresten uzak, saglikli ve mutlu gunler dilerim...


    Son 5 yazıyı görmek için buraya tıklayınız


    RADYO DİNLE
    » Media Player
    » WinAmp / VLC


    +++ YENI +++

    Yeni hizmetlerimizle sizlere daha da kaliteli radyo yayını sunabilmek için AAC+ ile gelecekte yayınlarımıza başlayacağız. Test ediniz ve yorumlarınızı mutlaka Forumda bizimle paylaşınız.

    » Media Player
    » WinAmp / VLC
    » Real Player
    Yayını dinleyemiyor musunuz?
    Gerekli playeri indir o halde...

    +++ ÖNEMLİ +++

    Windows Mediaplayer ile dinleyebilmek için mutlaka aşağıdaki Plugin bilgisayarınıza indirip kurmanız gerekmekte!!!



    KÖSE YAZILARI
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    Yazı özetini okumak için buraya tıklayınız
    ESKİ YAZARLAR
    ÜYE ALANI
    Rumuz
    Parola
    Parolamı unuttum
    Kayıt olmak istiyorum
    SUNUCULAR
    YAYIN SAATLERİ

     

    BASE
    FORUMLAR
    » Son İletiler
    Ben Geldim ve Hos Buldum :) Ben Geldim ve Hos Buldum :)
    ~ YaR
    08.02.2010
    21:21:35

    YAÅžAMI ARAYIN VE BULUN YAÅžAMI ARAYIN VE BULUN
    ~ senahan
    08.02.2010
    13:49:27

    grup yorum-özlem grup yorum-özlem
    ~ GuRbEt_KuSu
    08.02.2010
    11:09:04

     SİTE FALCISI
    Burçunuza ait günlük falınıza bakmak için site falcımızı kullanabilirsiniz.




    Kullanıcı Sözleşmesi | Yayın İlkelerimiz | Programlarımız | Yayın Saatlerimiz | Hakkımızda | İletişim
    © OhBee! www.ohbee.net